Detaylı bilgi için imajbet adresini ziyaret edebilirsiniz.
Kabakulak, paramyxovirus grubuna ait virüslerin neden olduğu, bezler ile sinir sistemini etkileyen bulaşıcı bir hastalıktır. Virüs, solunum yolu ile ya da doğrudan temas yoluyla insanlara geçer. Genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar; ancak erişkinlerde hastalığın seyri daha şiddetli olabilir. Kuluçka süresi genelde 16 ile 18 gün arasında değişirken, bu süre bazı durumlarda 12 ila 25 gün arasında uzayabilir.
Kabakulak enfeksiyonunun en bulaşıcı dönemi, tükürük bezlerinin şişmesinden bir ya da iki gün önce başlar ve bu durumun oluşmasından sonraki beş güne kadar devam eder. Hastalığın ilk belirtileri arasında ateş, baş ağrısı, iştahsızlık ve halsizlik yer alır. Ayrıca kulaklarda ağrı hissi de sık görülen bir belirtidir. Çiğneme işlemi acı verici olabilir ve parotis bezinde belirgin bir şişlik gözlemlenir. Ateş genellikle 1 ila 6 gün sürer ve ateşin düşmesiyle birlikte şişlik de kaybolur.
Parotis bezindeki şişlik başlangıçta tek taraflıdır; ancak her iki tarafın da etkilenmesi mümkün olabilir. Diğer tükürük bezlerinde de benzer şişliklere rastlanabilir. Kabakulakla ilişkili komplikasyonlar arasında orşit (erkeklerde testis iltihabı), meningoensefalit ve pankreatit gibi durumlar bulunmaktadır. Orşit, özellikle ergenlik döneminde kabakulak geçiren çocuklarda en yaygın görülen komplikasyondur ve genellikle enfeksiyonun ilk haftasında ortaya çıkar.
Orşitin belirtileri arasında ateş, titreme, bulantı ve karnın alt kısmında ağrı yer alır; testisler ise genellikle ağrılı ve şiş görünür. Durum ciddi boyutlara ulaşabileceği için testis atrofisi gibi sonuçlara yol açabilir. Her kabakulak vakası klasik belirtileri göstermediğinden, bazı hastalarda enfeksiyon tamamen belirti vermeden de gerçekleşebilir; bu da vakaların yüzde 30-40’ında görülmektedir.
Tanı koymak için serolojik testler veya virüs izolasyonu gibi laboratuvar yöntemleri kullanılabilir; fakat her durumda laboratuvar testi yapılması gerekmez. Eğer hastanın geçmişinde kabakulak ile temas varsa ve tükürük bezlerinde iltihap veya aseptik menenjit bulguları varsa tanı klinik olarak konulabilir. Enfeksiyon belirtisizse laboratuvar tanısına ihtiyaç duyulabilir.
Kabakulaktan korunma açısından aşılama büyük önem taşımaktadır; ancak tek doz aşıyla tam koruma sağlanamaz. Hastalık salgınlara yol açabilir; bu nedenle ergenlik dönemindeki bireylerin aşı durumu dikkatle değerlendirilmelidir. Unutulmaması gereken önemli bir husus ise tükürük bezlerindeki her şişliğin kabakulaktan kaynaklanmadığıdır; enteroviruslar ve sitomegalovirus gibi diğer etkenler de benzer klinik tablolara neden olabilir. Özellikle parotis bezinin tek taraflı şişmesi durumlarında ise kanal tıkanıklığı veya enfeksiyona neden olan bakteriler düşünülmelidir.
Güncel erişim için imajbet giriş sayfasını inceleyebilirsiniz.
