Eren Demircan’dan Sürdürülebilir Gastronomi Projesi
Malta’da sürdürülebilir gastronomiye destek veren Şef Eren Demircan, atık yönetiminin profesyonel mutfakların en büyük sorunlarından biri olduğunu belirtti. Türkiye başta olmak üzere birçok mutfakta planlama eksikliği nedeniyle ciddi kayıplar yaşandığını vurgulayan Demircan, sürdürülebilirliğin artık bir tercih olmadığını, zorunluluk haline geldiğini söyledi. Özellikle büyük mutfaklarda lezzet standartları, ekip koordinasyonu ve malzeme yönetiminin aynı anda test edildiğini belirtti. Demircan, “Türk mutfağı, disipline uygunluğu ve teknik altyapısıyla sürdürülebilir gastronomi için çok uygun” dedi.
‘Malta’da Sürdürülebilir Gastronomi İçin Proje hayata Geçirdik’
Uluslararası kariyerinde yüksek hacimli operasyonlarda çalıştığını belirten Demircan, Avrupa’da katıldığı bir projede atık yönetiminde yüzde 30’luk azalma elde ettiklerini ifade etti. Menü planlamasını yeniden yapılandırdıkları modelde porsiyon optimizasyonu, yan ürünlerin değerlendirilmesi ve hammaddelerin kullanım analizlerine yer verdiklerini belirtti. Malta ve Sicilya’da geliştirdiği ‘Akdeniz Kökenli Sürdürülebilir Mutfak ve Yerel Tedarik Modeli’ ile bölgesel ekonomiye destek olduklarını dile getirdi. Yerel üreticilerle doğrudan tedarik ağı oluşturarak işletmelerin doğal ve taze ürünlere erişimini sağladıklarını aktardı. Bu sayede tedarik maliyetlerinde yüzde 15’e varan düşüş yaşandığını ve yerel üreticilerin gelir istikrarının güçlendiğini belirtti.
‘Uluslararası Gastronomide Türk Mutfak Kültürünü Güçlendirebiliriz’
Akdeniz gastronomisine uygun sürdürülebilirlik modelini geliştirdiklerini ve bölgedeki işletmeler tarafından örnek alındıklarını belirten Demircan, Türk mutfağının küresel konumunu güçlendirmek için üç temel adımın önemli olduğunu söyledi. Büyük ölçekli mutfaklardaki standardizasyonun yaygınlaştırılması, yerel üretici gastronominin merkeze alınması ve sürdürülebilirliğin uygulanabilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Demircan, Türk mutfağının potansiyeli olduğunu ve doğru stratejilerle uluslararası gastronomide daha görünür hale gelebileceğini ifade etti.